varılacak yer, ulaşılacak nokta...
bunların sana göresi yoktu.
senin için önemli olan gitmekti.
emeklemeden koşmayı istedin.
bir sigara yaktın ve hayatın salıncaktan düştü
kaldırıp dizlerindeki tozu silktin.
hayatını yaşamaya sen kendini mecbur kıldın,
ama bu zaruri hal şilteyle olan münasebetine engel olmadı.
gece uyandın, gündüz uyudun.
sonra upuzun,güpgüzel aşk mektupları aldın.
hepsi posta kutunda öylece duruyordu.
bir gün gece uyumaya karar verdin
ve nihayet sabah uyandın, sabahlığını üstüne geçirdin
1 bardak ılık sütünü de eline alıp posta kutusuna bakmaya çıktın.
ve zarf yığınının en üstünde onun veda mektubunu buldun.
p.s. : ılık sütten nefret ederim.